Daha Yüksek Yaşam Kalitesi Ancak Daha Güçlü Bir Kişilikle Gerçekleşebilir. - GES Yönetim Danışmanlığı

Posted by | Nisan 03, 2013 | Liderlik / Yönetim | No Comments

Daha yüksek yaşam kalitesi ancak daha güçlü bir kişilikle gerçekleşebilir.
Hızlı değişim ve yoğun rekabetin olduğu bir dünyada yaşıyoruz.
Bu dünyada daha yüksek yaşam kalitesinin diğer bir deyimle daha sağlıklı, daha mutlu ve daha başarılı bir yaşamın önündeki en büyük engel : Stres.
Daha doğrusu stresin sebep olduğu korku, güvensizlik ve belirsizlik duyguları.
Bu duygular içinde kişinin zekâ, eğitim, tecrübe, aile, çevre, statü, rütbe, servet, itibar  vb…  varlıkları anlamını, değerini kaybediyor.
Kişide “negatif sarmal süreci” ni başlatıyor ve kişiyi “yıkıcı hâl”e getiriyor.
“Yıkıcı hâl” de kişi :

  • “Hâl”inin farkında değil,  kendinden memnun değil, geleceğinden emin değil.
  • “Kurban zihniyeti” içinde geçmişte hata ve suçlu arıyor.
  • Öğrenmeye ve gelişime kapalı.
  • Hem kendisini hem çevresindeki insanları olduğu gibi değil olması gerektiğini düşündüğü kalıplara göre değerlendiriyor.
  • Eleştiriyor.
  • Yargılıyor.
  • Cezalandırıyor.
  • Kaçıyor.
  • Kavga ediyor.
  • Değersizleşiyor.
  • Değersizleştiriyor.
  • Yabancılaşıyor.
  • Unutuyor.
  • Güvenmiyor.
  • Güvenilmiyor.
  • Sevmiyor.
  • Sevilmiyor.
  • Zihni, ruhu, bedeni zayıflıyor, hastalıklara karşı vücudun direnci azalıyor.
  • Ailesini, çevresindeki insanları mutsuz ediyor.
  • Güven, dayanışma ve destek ortamını zayıflatıyor.
  • Mutsuz oluyor.
  • İlişki sorunları yaşıyor.
  • Çevresindeki değeri, itibarı, saygınlığı azalıyor.
  • Başarısız oluyor.
  • Yaşam kalitesi düşüyor.

İşte yaşam kalitesini böylesine düşüren stres probleminin “Gürsoy Erol Çözümü” güçlü kişiliktir.
Güçlü kişilik cesaret, güven ve kararlılık duygularıyla stresin yarattığı korku, güvensizlik ve belirsizlik duygularına galebe çalan kişiliktir.
Ancak cesaret, güven  ve kararlılık duyguları içinde kişinin zekâ, eğitim, tecrübe, aile, çevre, statü, rütbe, servet, itibar  vb.. varlıkları anlam buluyor, değer buluyor.
Bu duygular kişide “pozitif sarmal süreci” ni harekete geçiriyor ve kişiyi “yapıcı hâl”e getiriyor.
“Yapıcı hâl”de kişi:

  • “Hâl”inin farkında,  kendinden memnun, geleceğinden emin.
  • “Kazanan zihniyeti” içinde fırsat ve ittifaklar arıyor.
  • Şimdiki zamana ve yapabileceklerine odaklanıyor.
  • Öğrenmeye ve gelişime açık.
  • Hem kendisini hem çevresindeki insanları artılarıyla eksileriyle olduğu gibi kabul ediyor.
  • Değer veriyor.
  • Değer veriliyor.
  • Seviyor.
  • Seviliyor.
  • Güveniyor.
  • Güveniliyor.
  • Korku, güvensizlik ve belirsizlik duygularıyla yüzleşiyor. Bunları cesaret, güven  ve kararlılık duygularını geliştirmek için kullanıyor.
  • Bu duygular ile zihnini, ruhunu ve bedenini güçlendiriyor.
  • Ailesini, çevresindeki insanları mutlu ediyor.
  • Güven, dayanışma ve destek ortamını güçlendiriyor.
  • İlişkileri derinlik ve genişlik kazanıyor.
  • Çevresindeki değeri, itibarı, saygınlığı artıyor.
  • Başarılı oluyor.
  • Yaşam kalitesi yükseliyor.

Leave a Reply

Your email address will not be published.