Kullandığımız Temel Kavramlar ve Tanımları - GES Yönetim Danışmanlığı

Posted by | Eylül 21, 2013 | Liderlik / Yönetim | No Comments

Danışan : Elindeki araçlarla belirlediği amaca (vizyona, gelecek hayaline) belli bir zaman dilimi içinde ulaşma azmi ve iradesindeki kişi.

Danışman : Danışanın farkındalık seviyesini yükselten, esinlendiren,  ayna tutan rehber.

Amaç : Danışanın, elindeki statik ve dinamik araçları kullanarak elde etmek istediği sonuç, gerçekleştirilmek istenen gelecek kurgusu, vizyon.

Araç : Bir şeye ulaşmak, bir şeyi elde etmek için yararlanılan kimse veya şey. Bir sonuca ulaşmak için kullanılan şey.

Şey : Belirsiz bir anlamda madde, eşya, söz olay, iş, durum vb. ‘nin adı yerine kullanılır.

Statik Araçlar : Para, mevki, makam, çevre, eğitim düzeyi, tecrübe, beceri gibi kendi başına durağan/statik. Ancak danışan tarafından bir amaca dönük olarak kullanıldığında sonuca ulaşmayı kolaylaştıran araçlar.

Dinamik Araçlar : Danışannın statik araçları ne amaçla ve nasıl kullanacağını belirleyen ve Danışanın kişiliğinde ifadesini bulan zihni kaynaklarını kullanım tarzı.

Mecaz: Para ile ne yaptığınızı veya yapacağınızı sizin paraya yaklaşım tarzınız, bakış açınız belirler. Sizin yaklaşım tarzınızı ve bakış açınızı da zihni kaynakları kullanış tarzınız belirler. Zihni kaynaklarınızı kullanış tarzınızı ise kişiliğiniz belirler.

Ahmet Bey parayı insanlara bir katkı sağlama aracı olarak görür ve bu yönde kullanır.

Kardeşi Mehmet Bey ise parayı gücünün ölçüsü olarak görür ve daha güçlü olmak için parayı kullanır.

Kardeşi Hasan Bey parayı kendisi ve ailesi için bir güvence aracı olarak görür ve onun için sahip olduğu parayı güvenli bir biçimde muhafaza etmeye çalışır.

Kardeşi Hüseyin Bey ise parayı yeni makinalar ve bilgisayarlar alarak daha iyi ürünler sunma ve hizmet yaratma aracı olarak görür ve bu yönde kullanır.

Burada aynı araca ilişkin dört farklı bakış açısı ve kullanım tarzı vardır. Hangisinin en geçerli yaklaşım olduğu, içinde bulunulan ortamın ve zamanın taleplerinin geçerli değerlendirmesine bağlıdır.

Araç Kullanma Becerisi : Araçlara sahip olma ile araçları amaç yönünde beceriyle kullanma farklı kavramlardır. Araç bir girdidir, araç kullanma becerisi bu girdiyi arzu edilen çıktıya dönüştürebilme kabiliyetidir.

Azim : Bir işteki engelleri yenme kararı, gücü

İrade : Bir şeyi yapıp, yapmamaya karar verme gücü

Zihni Kaynaklar : Danışanın “akıl, sezgi, sevgi, duygu, içgüdü ve hayal etme” güçlerinin toplamı.

Akıl : Bir durumu, bir olayı, değerlendirerek geçerli bir “neden” e bağlama,  atfetme ve buradan “ne yapılması” gerektiği ile ilgili gerçekleştirilebilir bir sonuç çıkartma yeteneği

 

Bu projede akıl ile; “akıl, zeka, sezgi, içgüdü, güven, duygu, hafıza, hayal gücü, irade, azim, inançlar ve değer yargılarını kapsayan zihinsel süreçlerin birini veya birkaçını diğerlerine göre daha iyi kullanarak belirleyici etki yaratan yetenek” kastedilmektedir.

 

Ortak Akıl:

Yetenekleri farklı, değer yargıları ortak  kişilerin etkileşimiyle ortaya çıkan akıl.

 

Akıl Kullanıcısı :

Kişisel ve çevresel farkındalık düzeyi yüksek aynı zamanda gereksinim duyulan aklı tanımlayan, temin eden ve kurgulayan kişi.

 

Akıllı olmak :

Eldeki araçları, amaç yönünde kullanabilme yeteneğine sahip olmak

Sezgi : Gerçeğin tecrübe edilmeden veya akla başvurmadan doğrudan doğruya kavranması, anlaşılması, hissedilmesi.

Sevgi : İnsanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu, beğenme.

Duygu : Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim.

İçgüdü : Bir canlı türünün bütün bireylerinde akıl ve düşünceden bağımsız olarak doğuştan gelen bilinçsiz her türlü hareket ve davranış, canlıyı o türe özgü olan bir amaca ulaşmaya sürükleyen davranış eğilimi.

Hayal gücü : Kendiliğinden veya duyu organları ile algılanan bir nesnenin zihinde canlandırılması, tasavvur edilmesi.

Duygulanma : Bir olay, bir görünüm karşısında birdenbire güçlü duyguların etkisinde kalmak.

Güç: Danışannın sahip olduğu dinamik ve statik araçlarla bir etki yapabilme veya bir etkiye direnebilme yeteneği.

Güçlü Yönler : Danışannın, diğer kişilere göre, anlayabilme veya yapabilme yeteneğinin daha üstün olduğu yönleri.

Mecaz : Kendi oyun sahanız ( Kendi oyun sahanızda istediğiniz gibi at koşturabilirsiniz.)

Limitli Yönleri : Danışannın, diğer kişilere göre, anlayabilme veya yapabilme yeteneğinin daha zayıf olduğu ve ancak belli bir sınıra kadar geliştirebileceği yönleri.

Mecaz : Mayın tarlası ( Mayın tarlasına girerseniz çok dikkatli olmalısınız, yoksa hayati tehlike içindesiniz)

Uyuşturucu başarı:

Bireyi, kendisine ve elde ediliş yöntemlerine esir eden geçmişteki (dündeki) başarı.

 

Başarı uykusu :

Bireyi geçmişte (dün) başarılı kılmış yöntemlerin gelecekte de (yarın) başarılı kılacağı kanısı.

 

Ortak Akıl Kullanıcısı: Kendisinin ve ekibinin güçlü ve limitli yönlerini çok iyi bilen ve ihtiyaç duyulan gücü nitelik ve nicelik olarak tanımlayabilen ve gerekli güç karmasını temin ederek, yönlendiren kişi.

Voltran Ekibi : Bir işi başarmak için gerekli özelliklere sahip kişilerin bir araya gelerek oluşturdukları ekip

Doğal Etki : Danışanın kendi doğal davranışları ile diğerleri üzerinde yarattığı pozitif veya negatif etki.

Mecaz: Ter kokusu : Vücudumuz bizim farketmediğimiz ama diğerlerinin hemen farkettiği bir koku yayar. Bu kokuyu bazıları beğenir (pozitif etki) , bazıları beğenmez (negatif etki).

Kurgulu Etki : Doğal davranışların fark edilerek pozitif etki yaratacak yönde kurgulanması.

Mecaz : Deodorant : Vücudumuzun yaydığı koku yerine diğerlerinin beğeneceği en azından rahatsız olmayacağı bir deodorant kullanarak pozitif etki yaratmak.

Güven : Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu

İnanç : Bir kimse veya şeyin doğruluğunu, büyüklüğünü ve gücünü sarsılmaz bir duyguyla benimseme, iman, itikat

İkinci Beyin : Danışanın zihin açıklığını, moral ve motivasyonunu korumakla görevli kişi.

Sinerji Yaratma : Birbirini kuvvetlendirme

Çarpan Etkisi : Girdileri değiştirmeden ortak akıl kullanımı ile çıktıları fazlalaştırma

Zihin Açıklığı : Danışanın, güçlü yönlerini yerinde ve zamanında, rahatlıkla kullanabilir olma hali.

Zihin Karmaşası : Danışanın çeşitli nedenlerden dolayı güçlü yönlerini kullanamaz hale gelmesi.

Şişkin Ego : Danışanın sahip olduğu makam, mevkii, iktidar, para ve toplumsal statüden dolayı, kendi gücünü abartması, kendini eleştiriye ve kendi görüşlerine zıt düşüncelere kapatması, herşeyi ben bilirim tavrı, küçük dağları ben yarattım hali

İç Çatışma : Danışanın özellikle başaramadığı işlere ilişkin sebeplerin geçerli olup olmadığına ilişkin kendi içinde yaşadığı çatışma.

Kendiyle barışık olma : Danışanın başaramadığı işlere ilişkin “geçerli nedenlerin” kendi benliği tarafından kabul edilmesi bu bağlamda “kendi kendini yeme ve yararsız özenme nedenlerinin” ortadan kaldırılması.

Kendi kendini yeme : Danışanın başaramadığı işlerden dolayı kendini haksız yere eleştirmesi, yermesi ve değersiz kılma süreci

Yararsız Özenme :  Danışanın kendisinin başaramadığı işleri, bu işleri başardığını düşündüğü bireyleri( o birey ile kendi kişilik yapılarındaki farklılıkları gerektiğince dikkate almadan) örnek alarak onlar gibi olmaya çalışması, onlara özenerek onlar gibi davranması.

Zihin Freni : Danışanın varoluşundan gelen gücünü yerinde ve zamanında kullanmasını engelleyen faktörler.

Zihinsel Emeklilik : Danışannın beyninin, yeni şeyler öğrenmeye ve yapmaya son vermesi, daha önce öğrendikleri ile idare etme çabası.

Zihin körlüğü : Danışanın kendi bakış açısı dışındaki yaklaşımları görememesi veya kabul etmemesi

Zihin astimatı .: Danışannın, sadece kendi bakış açısını baz alarak kişileri ve olayları anlamlandırmasından dolayı diğer geçerli yaklaşımları çarpıtması veya anlayamaması

 

Pentatlon:

Uzun atlama, mızrak atma, 200 metre koşusu, disk atma ve 1500 metre koşusundan oluşan atletizm yarışması  

Burada insanın farklı dönemlerinde başarılı olabilmek için farklı araçlara ve farklı yaklaşımlara ihtiyacı olduğunu göstermek için kullanılan mecaz.

 

Teknokrat:

Konusunda hem kavramsal (soyut) hem pratik (somut uygulama) düzeyde derinliğine bilgi sahibi olan, trendleri gören ve bu bilgisiyle şirketin faaliyet alanındaki iş süreçlerini daha verimli ve efektif hale dönüştürerek rekabet avantajı yaratan uzman, mütehassıs. 

Genel bakış açılı kişi :

Büyük resme, bütüne, amaca odaklı kişi

Sorunları, ne ile karşı karşıya bulunulduğunu tanımlamada daha becerili

Karşılaştığı soruna uygun çözümler bulma eğilimindedir.

Uzman :

Bir konuda derinlemesine bilgi, tecrübe, deneyim sahibi kişi.

 

Genel Müdür:

Bir ticari işletmenin, piyasa değerini, karlılığını, elindeki know-how, (iş yapma biçimi) personel ve diğer bütün araçları kullanarak yükseltmekle görevli kişi.

 

Uzman bakış açılı kişi :

Uzmanlığına odaklı, bakış açısını  uzmanlığı bağlamında oluşturan kişi

Uzmanlığını ilgilendiren sorunları tanımlama ve işler çözümler üretmede ve uygulama da daha becerili

Elindeki çözümlerin işleyeceği uygun sorunlar bulma eğilimindedir.

 

Kale :

Danışannın, mücadele ve zorluklar yerine sevgi, güven, ilgi ve destek aldığı, dinlendiği, rahatladığı, esinlendiği, azminin ve zekasının bilendiği yer, ortam

Lider : Öncüdür, değişimi herkesten önce anlar, benimser hayata geçirir, bu çerçevede diğerlerine örnek olur, diğerlerinin değişimi benimsemelerini ve yaşatmalarını sağlar.

Danışanın şarj olması :

Danışannın sevgi, güven, ilgi, destek, cesaret, güven, moral, iyimserlik alması, zekasını bilemesi

 

Danışanın pilinin bitmesi :

Danışannın, mücadelesi içinde ayakta durmak için kullandığı azmin, güvenin, cesaretin, iyimserliğin, moralin azalması, bitmesi

 

İşlem etkinliği (operational effectiveness) :

Benzer faaliyetleri rakiplerden daha iyi yapmak demektir. İşlem etkinliği verimliliği (efficiency) içerir fakat onunla sınırlı değildir. Bir şirkete girdilerini daha iyi kullanma imkânı veren herhangi bir sayıdaki uygulamalardır.

 

Grup Körlüğü :

Grup içindeki uyumu korumayı, doğru kararı almaya tercih etmek.

 

Deja – Vu :

Fransızca “ben bunu görmüştüm”.

Leave a Reply

Your email address will not be published.